İçindekiler:
Papilödem, kafa içindeki basıncın yükselmesi sonucunda optik sinirin göz içine açıldığı bölümde gelişen şişliktir. Optik sinir, gözden alınan görsel bilgileri beyne taşıyan yapıdır. Beyin içindeki basınç arttığında bu basınç optik sinir kılıfı boyunca iletilerek sinir başında ödem oluşturabilir. Papilödem çoğunlukla iki gözde görülür, ancak bazı hastalarda şişlik iki göz arasında farklı düzeylerde olabilir. Erken dönemlerde görme keskinliği korunabileceği için durum fark edilmeyebilir. Altta yatan nedenin belirlenmesi ve görme kaybı riskinin azaltılması için gecikmeden değerlendirme yapılmalıdır.
Papilödem Nasıl Oluşur?
Beyin ve omurilik, beyin omurilik sıvısı olarak adlandırılan bir sıvıyla çevrilidir. Bu sıvının üretimi, dolaşımı veya emilimi bozulduğunda kafa içi basınç yükselebilir. Beyin içindeki kitleler, kanamalar ve bazı damar sorunları da basınç artışına neden olabilir. Artan basınç, optik sinirin çevresindeki kılıflara iletilir. Bunun sonucunda sinir başındaki hücresel iletim ve sıvı dengesi etkilenebilir. Göz dibi muayenesinde optik diskin kabarık görünmesi ve sınırlarının silikleşmesi bu sürecin bulguları arasındadır.
Her Optik Disk Şişliği Papilödem mi?
Optik sinir başındaki her şişlik papilödem olarak değerlendirilmez. Papilödem terimi özellikle kafa içi basınç artışına bağlı gelişen optik disk ödemi için kullanılır. Optik sinir iltihabı, damar tıkanıklıkları veya başka sinir hastalıkları da disk şişliğine yol açabilir. Bazı kişilerde optik disk druseni gibi yapısal özellikler, gerçek ödem olmadan şişlik görünümü oluşturabilir. Bu durum yalancı papilödem olarak değerlendirilir. Kesin ayrım, göz muayenesi ve gerekli görüntüleme yöntemleri birlikte incelenerek yapılır.
Papilödemin Nedenleri Nelerdir?
Papilödem nedenleri, kafa içi basıncını artıran farklı nörolojik veya sistemik durumlarla ilişkilidir. Beyin tümörleri ve apseler kafa içinde yer kaplayarak basınç artışına neden olabilir. Beyin omurilik sıvısının dolaşımının bozulduğu hidrosefali de papilödemle ilişkili olabilir. Menenjit gibi enfeksiyonlar ve beyin içi kanamalar diğer önemli nedenler arasındadır. Beyindeki toplardamarların tıkanması da kafa içi basıncını yükseltebilir. Bazı hastalarda ise görüntülemede belirgin bir kitle bulunmamasına rağmen basınç artışı gelişir.
Papilödemle ilişkili olabilecek başlıca durumlar şunlardır:
- Beyin içi tümörler veya apseler.
- Hidrosefali.
- Beyin kanamaları.
- Menenjit ve diğer enfeksiyonlar.
- Beyin toplardamarlarında pıhtı oluşumu.
- İdiopatik intrakraniyal hipertansiyon.
- Bazı ilaçlara bağlı basınç artışı.
İdiopatik İntrakraniyal Hipertansiyon
İdiopatik intrakraniyal hipertansiyon, belirgin bir beyin kitlesi veya başka açıklayıcı neden saptanmadan kafa içi basıncının yükselmesidir. Daha önce psödotümör serebri olarak da adlandırılan bu durum farklı yaş gruplarında görülebilir. Bazı hastalarda fazla kilo ve belirli hormonal özellikler risk değerlendirmesinde önem taşır. Baş ağrısı, geçici görme kararmaları ve kulakta nabızla uyumlu ses duyulması ortaya çıkabilir. Çift görme, göz hareketlerini kontrol eden sinirlerin etkilenmesiyle ilişkili olabilir. Tanı, görüntüleme bulguları ve uygun koşullarda yapılan beyin omurilik sıvısı değerlendirmesiyle konur.
Papilödem Belirtileri Nelerdir?
Papilödem belirtileri, kafa içi basıncının derecesine ve altta yatan hastalığa göre değişebilir. Baş ağrısı sık görülen belirtilerden biridir ve bazı hastalarda sabah saatlerinde daha belirgin olabilir. Bulantı, kusma ve geçici görme bulanıklıkları da ortaya çıkabilir. Kısa süreli görme kararmaları bazen baş pozisyonu değiştiğinde fark edilir. Çift görme veya görme alanında daralma gelişebilir. Erken dönemde hiçbir belirgin görme şikayeti bulunmaması da mümkündür.
Papilödemde görülebilen belirtiler şunlardır:
- Sürekli veya giderek artan baş ağrısı.
- Bulantı ve kusma.
- Kısa süreli görme kararmaları.
- Geçici bulanık görme.
- Çift görme.
- Görme alanında daralma.
- Kulakta nabızla uyumlu ses duyulması.
- İleri olgularda görme azalması.
Papilödem Görmeyi Nasıl Etkiler?
Papilödemin erken dönemlerinde merkezi görme keskinliği normal kalabilir. Bu nedenle kişi gözünde belirgin bir sorun olmadığını düşünebilir. Buna rağmen görme alanında fark edilmesi zor değişiklikler gelişebilir. Kafa içi basınç artışı uzun süre devam ettiğinde optik sinir lifleri zarar görebilir. İlerleyen olgularda görme alanı daralması ve kalıcı görme azalması ortaya çıkabilir. Görmenin korunması açısından basınç artışının nedeni ve süresi birlikte değerlendirilmelidir.
Papilödem Tanısı Nasıl Konur?
Papilödem çoğunlukla göz dibi muayenesinde optik disk sınırlarının silikleşmesi ve sinir başının kabarık görünmesiyle fark edilir. Ancak yalnızca göz dibi görüntüsüne bakılarak altta yatan neden belirlenemez. Görme keskinliği ve görme alanı testleri, optik sinirin etkilenme derecesi hakkında bilgi sağlar. Optik koherens tomografi, sinir başındaki şişliğin izlenmesine yardımcı olabilir. Kan basıncı, nörolojik belirtiler ve kullanılan ilaçlar da değerlendirilmelidir. Gerekli durumlarda nöroloji ve beyin cerrahisi gibi ilgili branşlarla birlikte inceleme yapılır.
Tanı sürecinde kullanılabilecek yöntemler şunlardır:
- Ayrıntılı göz dibi muayenesi.
- Görme alanı testi.
- Optik koherens tomografi.
- Beyin manyetik rezonans görüntülemesi.
- Bilgisayarlı tomografi.
- Beyin toplardamarlarının görüntülenmesi.
- Uygun hastalarda lomber ponksiyon.
Beyin Görüntüleme Neden Önemlidir?
Papilödem saptandığında kafa içi basıncını artırabilecek nedenlerin araştırılması gerekir. Beyin manyetik rezonans görüntülemesi, kitle, hidrosefali veya diğer yapısal değişikliklerin değerlendirilmesine yardımcı olabilir. Gerekli durumlarda bilgisayarlı tomografi kullanılabilir. Beyindeki toplardamarların tıkanıklığını araştırmak için damar görüntüleme yöntemleri de değerlendirilebilir. Hangi incelemenin önce yapılacağı hastanın belirtilerine ve genel durumuna göre belirlenir. Acil nörolojik bulgular bulunan hastalarda değerlendirme zaman kaybetmeden gerçekleştirilmelidir.
Lomber Ponksiyon Ne Zaman Yapılır?
Lomber ponksiyon, bel bölgesinden beyin omurilik sıvısının alınarak basıncının ölçüldüğü bir işlemdir. Bu yöntem bazı hastalarda kafa içi basınç artışının değerlendirilmesine yardımcı olabilir. Alınan sıvı gerekli durumlarda enfeksiyon veya farklı hastalıklar açısından da incelenir. Ancak lomber ponksiyon, beyin görüntülemesi yapılmadan her hastaya doğrudan uygulanmaz. Kafa içinde yer kaplayan bir oluşum veya işlemi sakıncalı hale getiren başka bir durum öncelikle dışlanmalıdır. İşlemin gerekip gerekmediği nörolojik değerlendirme ve görüntüleme sonuçlarına göre belirlenir.
Papilödem Nasıl Tedavi Edilir?
Papilödem tedavisi, optik sinirdeki şişliğe değil, kafa içi basıncını yükselten asıl nedene yöneliktir. Beyin içi kitle, enfeksiyon, kanama veya damar tıkanıklığı bulunan hastalarda nedene özel tedavi uygulanır. Hidrosefali gibi durumlarda beyin omurilik sıvısının dolaşımını düzenlemeye yönelik girişimler gerekebilir. İdiopatik intrakraniyal hipertansiyonda basıncı azaltan ilaçlar ve uygun hastalarda kilo yönetimi değerlendirilebilir. Görme kaybı riski yüksekse daha ileri cerrahi seçenekler gündeme gelebilir. Tedavi planı göz, nöroloji ve gerekli diğer branşların değerlendirmesiyle oluşturulur.
Bazı hastalarda beyin omurilik sıvısının azaltılmasına yönelik ilaç tedavileri kullanılabilir. Görme hızla kötüleşiyorsa optik sinir kılıfına yönelik cerrahi işlemler veya sıvı drenajını sağlayan girişimler değerlendirilebilir. Seçilmiş olgularda beyin toplardamarlarıyla ilişkili farklı tedavi yöntemleri de gündeme gelebilir. Her hastada aynı ilaç veya cerrahi yöntemin uygulanması uygun değildir. Kişinin kendi kararıyla idrar söktürücü ilaç kullanması veya mevcut tedavisini değiştirmesi sakıncalıdır. Uygun yaklaşım, altta yatan hastalık ve görme üzerindeki etkilenmeye göre belirlenir.
Takip Süreci Nasıl Planlanır?
Papilödem tanısı alan hastalarda görme düzeyi ve görme alanı düzenli olarak takip edilmelidir. Optik sinir başındaki şişlik, göz dibi muayenesi ve gerekli görüntüleme yöntemleriyle izlenebilir. Tedavi sonrasında baş ağrısının azalması, görme riskinin tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmez. Bazı hastalarda şikayetler gerilese bile görme alanındaki değişiklikler devam edebilir. Takip sıklığı, papilödemin şiddetine ve altta yatan nedene göre belirlenir. Düzenli değerlendirme, kalıcı optik sinir hasarının erken fark edilmesine yardımcı olur.
Hangi Belirtiler Acil Değerlendirme Gerektirir?
Şiddetli veya giderek artan baş ağrısı, tekrarlayan kusma ve yeni gelişen görme kararmaları acil değerlendirme gerektirebilir. Ani görme azalması, çift görme veya belirgin görme alanı kaybı da önemlidir. Bu belirtiler papilödem dışında farklı nörolojik hastalıklarla da ilişkili olabilir. Özellikle bilinç değişikliği, güç kaybı veya konuşma bozukluğu gibi belirtiler eşlik ediyorsa acil sağlık hizmetine başvurulmalıdır. Papilödem şüphesinde rutin muayene randevusunun beklenmemesi gerekir. Acil olmayan kontrol ve izlem planlaması için internet sitemdeki iletişim bilgilerinden bana ulaşabilirsiniz.











































