Alsancak, İzmir FEBO ve FICO uluslararası oftalmoloji yeterlilikleri +90 547 917 11 37
Göz Kapağı

Dermatoşalazis (Göz Kapağı Sarkması)

Dermatoşalazis, göz kapaklarında deri fazlalığı ve gevşemeyle ortaya çıkan sarkmadır. Görme alanında daralma, göz çevresinde ağırlık ve alın bölgesinde yorgunluk oluşturabilir. Uygun hastalarda blefaroplastiyle tedavi edilebilir.

9 dk okuma
Dermatoşalazis (Göz Kapağı Sarkması)

Dermatoşalazis, üst veya alt göz kapağında deri fazlalığı ve doku gevşemesi nedeniyle oluşan sarkmadır. Genellikle yaşla birlikte gelişir, ancak genetik özellikler nedeniyle daha erken dönemlerde de ortaya çıkabilir. Üst göz kapağındaki fazla deri kirpiklerin üzerine doğru sarkarak görme alanını daraltabilir. Alt göz kapağında ise deri gevşemesi ve yağ dokusunun öne doğru belirginleşmesi görülebilir. Bu durum yalnızca görünümü değil, göz kapaklarının işlevini ve günlük görsel konforu da etkileyebilir. Tedavi gereksinimi, göz kapağının yapısı ve hastanın şikayetleri değerlendirilerek belirlenir.

Göz Kapağı Sarkması Neden Oluşur?

Göz kapaklarındaki deri, vücudun en ince cilt dokularından biridir. Gün boyunca göz kırpma hareketleriyle sürekli çalışan bu bölge, yaşa bağlı değişikliklerden belirgin şekilde etkilenebilir. Zamanla kolajen ve elastin liflerinin yapısında değişiklik oluşur. Bunun sonucunda deri esnekliğini kaybeder ve göz kapağında gevşeme meydana gelir. Göz çevresindeki kaslar ve yağ dokusunu destekleyen yapılar da bu sürece eşlik edebilir. Göz kapağı sarkması, bu değişikliklerin bir araya gelmesiyle ortaya çıkar.

Yaşlanma en sık nedenlerden biri olsa da sarkmanın derecesi kişiden kişiye değişir. Ailede erken yaşta göz kapağı gevşemesi bulunması, benzer bir yatkınlıkla ilişkili olabilir. Güneş ışınlarına uzun süre maruz kalmak ve sigara kullanımı da cilt yapısını olumsuz etkileyebilir. Tekrarlayan göz alerjileri ve kapaklarda oluşan şişlikler, mevcut yakınmaların belirginleşmesine neden olabilir. Uyku düzensizliği ise göz çevresindeki şişliği artırarak sarkmanın daha belirgin görünmesine yol açabilir. Göz kapağı sarkmasıyla ilişkili başlıca etkenler şunlardır:

  • İlerleyen yaş.
  • Genetik yatkınlık.
  • Uzun süreli güneş maruziyeti.
  • Sigara kullanımı.
  • Tekrarlayan göz alerjileri.
  • Göz çevresinde sık gelişen şişlikler.
  • Bağ dokusunun yapısal özellikleri.

Göz Kapağının Yapısı Nasıl Değişir?

Göz kapağı, deri, kas, destek dokuları ve yağ tabakalarından oluşan bir yapıdır. En dıştaki deri zamanla incelip gevşeyebilir. Derinin altında bulunan orbikülaris oküli kası, göz kapaklarının açılıp kapanmasında görev alır. Bu kasın ve çevresindeki destek dokularının yapısı yaşla birlikte değişebilir. Göz çukurundaki yağ dokusunu geride tutan orbital septum da zayıflayabilir. Bu değişiklikler üst ve alt göz kapağında sarkma veya torbalanma şeklinde görülebilir.

Orbital septumun zayıflaması, göz çevresindeki yağ dokusunun öne doğru belirginleşmesine neden olabilir. Bu durum özellikle üst kapağın iç bölümünde ve alt göz kapağında daha fark edilir hale gelebilir. Ancak göz çevresindeki her şişlik doğrudan yağ dokusundan kaynaklanmaz. Alerjik reaksiyonlar, sıvı tutulumu veya farklı göz kapağı hastalıkları da benzer görünüm oluşturabilir. Yaşla birlikte yüzün destek dokularında meydana gelen değişiklikler de kapakların konumunu etkileyebilir. Bu nedenle değerlendirme sırasında göz kapağının bütün katmanları birlikte incelenmelidir.

Göz Kapağı Sarkmasının Belirtileri

Dermatoşalazis bazı hastalarda yalnızca göz çevresindeki görünümü etkiler. İleri durumlarda ise fazla deri üst göz kapağının üzerinden aşağı doğru sarkarak görüşü kısıtlayabilir. Özellikle yukarı bakarken veya çevresel görüş kullanılırken fark edilen daralma ortaya çıkabilir. Hastalar göz kapaklarında ağırlık hissinden ve gözlerini açık tutmakta zorlanmaktan yakınabilir. Okuma sırasında veya gün sonunda bu şikayetler daha belirgin hale gelebilir. Dermatoşalaziste görülebilen başlıca belirtiler şunlardır:

  • Üst görme alanında daralma.
  • Göz kapaklarında ağırlık hissi.
  • Gün sonunda artan göz yorgunluğu.
  • Kaşları sürekli yukarı kaldırma ihtiyacı.
  • Alın bölgesinde gerginlik veya baş ağrısı.
  • Okuma ve uzun süre odaklanma sırasında zorlanma.
  • Göz çevresinde deri fazlalığı ve torbalanma.

Sarkan deri bazı hastalarda kirpiklerin üzerine doğru yığılabilir. Bu durum, göz kapaklarını açık tutmak için alın kaslarının daha fazla çalışmasına neden olabilir. Görme alanındaki etkilenmenin derecesi gerektiğinde görme alanı testiyle değerlendirilir. Şikayetlerin düzeyi yalnızca dış görünüşe bakılarak belirlenemez. Aynı miktarda deri fazlalığı farklı hastalarda farklı yakınmalara yol açabilir. Tedavi planı hazırlanırken hastanın görsel ihtiyaçları ve günlük yaşamı dikkate alınmalıdır.

Göz Kapağı Sarkması Baş Ağrısı Yapar mı?

Üst göz kapağındaki deri fazlalığı, bazı hastalarda alın kaslarının sürekli çalışmasına neden olabilir. Görüş alanını açık tutmak için kaşların istemsiz olarak yukarı kaldırılması bu durumun nedenlerinden biridir. Frontalis adı verilen alın kası uzun süre kasılı kaldığında alın ve şakak bölgesinde yorgunluk hissi oluşabilir. Bazı hastalar gün ilerledikçe artan baş ağrısından yakınabilir. Ancak bütün baş ağrılarının göz kapağı sarkmasından kaynaklandığı söylenemez. Baş ağrısının başka nedenleri de ayrıca değerlendirilmelidir.

Göz kapağı sarkmasına bağlı şikayetler muayene sırasında kapakların konumu ve kaş hareketleri incelenerek değerlendirilir. Hastanın kaşlarını kaldırmadan gözlerini açık tutup tutamadığı kontrol edilebilir. Görme alanı daralması bulunuyorsa bu durum belirtilerin anlaşılmasına yardımcı olur. Uygun hastalarda cerrahi tedavi sonrasında alın kaslarının çalışma yükü azalabilir. Bununla birlikte baş ağrılarının tamamen ortadan kalkacağı garanti edilemez. Tedavi kararı, göz kapağı yapısı ve hastanın diğer sağlık bulguları birlikte değerlendirilerek verilmelidir.

Pitozis ve Dermatoşalazis Arasındaki Farklar

Dermatoşalazis ile pitozis birbirine benzeyen ancak farklı nedenlerle ortaya çıkan durumlardır. Dermatoşalaziste temel sorun göz kapağı üzerindeki deri fazlalığıdır. Pitoziste ise göz kapağını kaldıran kasın veya bağlantı dokusunun işlevi etkilenir. Bu nedenle kapağın kenarı olması gerekenden daha aşağıda bulunabilir. Bazı hastalarda her iki durum aynı anda görülebilir. Pitozis ve dermatoşalazis arasındaki ayrım, doğru cerrahi planlamanın yapılabilmesi için önemlidir.

Yalnızca deri fazlalığı bulunan bir hastada blefaroplasti değerlendirilebilir. Ancak göz kapağını kaldıran kasta zayıflık da varsa ek cerrahi işlem gerekebilir. Kaş düşüklüğü de göz kapağında sarkma varmış gibi bir görünüm oluşturabilir. Tekrarlayan göz kapağı şişlikleriyle seyreden blefarokalazis gibi hastalıklar da ayırıcı tanıda değerlendirilir. Belirgin asimetri, göz kapağında kitle veya geçmeyen cilt lezyonları varsa başka hastalıkların araştırılması gerekebilir. Bu nedenle her göz kapağı düşüklüğü aynı tedavi yöntemiyle ele alınmamalıdır.

Blefaroplasti Kimler İçin Uygundur?

Blefaroplasti, göz kapağındaki fazla derinin ve gerekli durumlarda yağ dokusunun cerrahi olarak düzenlenmesidir. Üst göz kapağındaki deri fazlalığı görme alanını daraltıyorsa fonksiyonel nedenlerle değerlendirilebilir. Bazı hastalarda işlem göz çevresindeki torbalanma ve ağırlık hissi nedeniyle de gündeme gelebilir. Ancak ameliyatın gerekli olup olmadığı yalnızca yaşa göre belirlenmez. Göz kapağının anatomik yapısı, göz yüzeyinin durumu ve kişinin şikayetleri birlikte incelenmelidir. Hastanın genel sağlık durumu da cerrahi uygunluğun belirlenmesinde önemlidir.

Göz kapağı sarkmasının hafif olduğu durumlarda her zaman ameliyat gerekmez. Belirgin deri fazlalığı, görme alanı kısıtlılığı veya kapaklarda işlevsel sorun bulunuyorsa cerrahi seçenekler değerlendirilebilir. Göz kuruluğu, tiroid hastalığı ve önceki göz ameliyatları gibi durumlar planlamayı etkileyebilir. Pitozis veya kaş düşüklüğü eşlik ediyorsa farklı işlemler gerekebilir. Hastanın ameliyattan beklentilerinin gerçekçi olması da önemlidir. Cerrahi karar, ayrıntılı göz kapağı muayenesi sonrasında verilmelidir.

Ameliyat Öncesinde Nelere Dikkat Edilmeli?

Göz kapağı ameliyatından önce kullanılan ilaçların ve takviyelerin değerlendirilmesi gerekir. Kan sulandırıcı ilaçlar, aspirin ve bazı ağrı kesiciler ameliyat sırasında kanama riskini etkileyebilir. Balık yağı, E vitamini, ginkgo biloba ve ginseng gibi takviyeler de hekimle paylaşılmalıdır. Ancak reçeteli ilaçların kişinin kendi kararıyla bırakılması ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Özellikle kalp, damar veya pıhtılaşma hastalığı nedeniyle kullanılan ilaçlar ilgili hekimlerle görüşülmeden kesilmemelidir. Ameliyat öncesinde bildirilmesi gereken başlıca ilaç ve ürünler şunlardır:

  • Kan sulandırıcı ilaçlar.
  • Aspirin ve benzeri ilaçlar.
  • Bazı ağrı kesiciler.
  • E vitamini takviyeleri.
  • Balık yağı ve omega-3 ürünleri.
  • Ginkgo biloba ve ginseng içeren takviyeler.
  • Yoğun sarımsak özü içeren bitkisel ürünler.

Bu ilaçların veya takviyelerin bırakılıp bırakılmayacağı kişisel sağlık durumuna göre belirlenir. Bırakma süresi bütün hastalarda aynı değildir. Bazı durumlarda ilaçların değiştirilmesi ya da tedavinin sürdürülmesi gerekebilir. Bu karar, ameliyatı gerçekleştirecek hekim ve ilacı düzenleyen ilgili uzman tarafından birlikte verilmelidir. Ayrıca göz kuruluğu, alerji ve önceki göz ameliyatları muayene sırasında değerlendirilir. Ameliyat öncesi hazırlık, cerrahi işlemin kapsamına göre planlanmalıdır.

Üst Göz Kapağı Ameliyatı

Üst göz kapağı blefaroplastisi, kapakta biriken fazla derinin ve gerekli görülen dokuların düzenlenmesini amaçlar. Cerrahi planlama sırasında göz kapağındaki deri miktarı ve kapağın kapanma hareketi değerlendirilir. Çıkarılacak dokunun belirlenmesinde gözün işlem sonrasında rahat kapanabilmesi önemlidir. Kesi genellikle göz kapağının doğal kıvrımına uygun biçimde planlanır. Gerektiğinde yağ dokusunun veya kas yapısının düzenlenmesi de değerlendirilebilir. Ancak her ameliyatta aynı miktarda deri, kas veya yağ dokusu çıkarılmaz.

İşlem uygun hastalarda lokal anesteziyle gerçekleştirilebilir. Bazı durumlarda sakinleştirici uygulamalar veya farklı anestezi yöntemleri de tercih edilebilir. Ameliyat süresi, tek veya iki göz kapağına işlem yapılmasına ve eşlik eden sorunlara göre değişir. Pitozis bulunuyorsa kapağı kaldıran kasın ayrıca değerlendirilmesi gerekebilir. İşlem sonrasında hastanın aynı gün evine dönüp dönemeyeceği genel sağlık durumuna bağlıdır. Cerrahinin amacı göz kapağının yapısını ve işlevini kişisel ihtiyaçlara göre düzenlemektir.

Alt Göz Kapağı Ameliyatı

Alt göz kapağı ameliyatı, alt kapaktaki deri fazlalığı ve yağ dokusunun belirginleşmesi gibi durumlarda değerlendirilebilir. Alt göz kapağı yanak dokusuyla yakın ilişkili olduğu için cerrahi planlama kişiye göre değişir. Bazı hastalarda yalnızca yağ dokusu belirginken bazı kişilerde deri gevşemesi de bulunur. Kapak kenarının konumu ve göz yüzeyinin durumu ameliyat öncesinde incelenmelidir. Uygulanacak yöntem, mevcut şikayetlere ve anatomik özelliklere göre belirlenir. Her alt göz kapağı torbalanmasında aynı cerrahi tekniğin kullanılması gerekmez.

Cilt fazlalığının sınırlı olduğu bazı hastalarda göz kapağının iç yüzeyinden yapılan cerrahi yöntemler değerlendirilebilir. Bu yaklaşımda cilt üzerinden kesi yapılmadan yağ dokusuna ulaşılması amaçlanır. Deri fazlalığı belirgin olan hastalarda ise kirpiklerin altından yapılan farklı bir kesi kullanılabilir. Uygun vakalarda yağ dokusunun tamamını çıkarmak yerine yerinin değiştirilmesi değerlendirilebilir. Bu işlem, göz altındaki çöküklüklerin kişisel anatomik yapıya göre düzenlenmesine yardımcı olabilir. Gerekli durumlarda göz kapağının dış kısmındaki destek dokularına da müdahale edilebilir.

Ameliyat Sonrası İyileşme Süreci

Göz kapağı ameliyatından sonra şişlik, morluk ve hafif batma hissi görülebilir. Göz çevresindeki dokular hassas olduğu için bu belirtilerin derecesi kişiden kişiye değişir. Bazı hastalarda geçici sulanma veya ışık hassasiyeti ortaya çıkabilir. Kullanılan göz merhemleri kısa süreli bulanık görmeye neden olabilir. Dikiş bölgelerindeki hassasiyet de iyileşme döneminde değerlendirilen belirtiler arasındadır. Cerrahi sonrasında karşılaşılabilecek başlıca durumlar şunlardır:

  • Göz çevresinde şişlik.
  • Cilt altında morarma.
  • Geçici sulanma.
  • Işık hassasiyeti.
  • Dikiş bölgelerinde batma hissi.
  • Kısa süreli görme bulanıklığı.

Hafif şişlik ve morluk iyileşme sürecinde görülebilir. Ancak şiddetli ağrı, ani görme azalması, hızla artan şişlik veya yoğun kanama normal kabul edilmemelidir. Bu belirtiler ortaya çıkarsa gecikmeden tıbbi değerlendirme yapılması gerekir. Göz kapaklarının kapanmasında belirgin güçlük olması da kontrol edilmelidir. İyileşme süresi uygulanan cerrahi yönteme ve kişinin doku özelliklerine göre değişir. Kontrol muayenelerinde göz kapağı konumu ve göz yüzeyinin durumu birlikte değerlendirilir.

Ameliyat Sonrası Bakım Önerileri

Ameliyat sonrasında hekim uygun gördüğünde göz çevresine belirli aralıklarla soğuk uygulama önerilebilir. Soğuk kompresin doğrudan cilde zarar vermeyecek şekilde uygulanması gerekir. Uyku sırasında başın hafif yüksekte tutulması bazı hastalarda şişliğin azalmasına yardımcı olabilir. Kullanılacak göz damlaları ve merhemler kişisel tedavi planına göre belirlenir. Dikişlerin alınma zamanı da kullanılan materyale ve iyileşme sürecine bağlıdır. Her hastada aynı bakım planının uygulanması doğru değildir.

İlk dönemde ağır egzersizlerden ve göz çevresine baskı oluşturabilecek hareketlerden kaçınılması önerilebilir. Göz makyajına ne zaman başlanabileceği kesi yerlerinin iyileşmesine göre belirlenir. Sauna, hamam veya benzeri ortamlara dönüş süresi de hekim değerlendirmesine bağlıdır. Dışarıda güneş gözlüğü kullanılması göz çevresinin korunmasına yardımcı olabilir. Kesi izlerinin görünümü ve dokuların son şeklini alması zaman içinde değerlendirilir. Cerrahi sonrası önerilere uyulması, iyileşme sürecinin düzenli takip edilmesini sağlar.

Ameliyatsız Yöntemler Etkili mi?

Göz çevresindeki hafif cilt gevşemelerinde bazı lazer veya enerji temelli uygulamalar değerlendirilebilir. Bu yöntemler, uygun hastalarda cilt yüzeyinin görünümüne yönelik işlem yapılmasını amaçlar. Ancak belirgin deri fazlalığını veya öne doğru çıkan yağ dokusunu ortadan kaldırmaları beklenmez. Görme alanını kapatan ileri dereceli sarkmalarda bu uygulamalar cerrahinin yerini tutmaz. Her yöntemin kendine özgü kullanım alanları ve riskleri bulunur. Tedavi seçimi, cilt yapısı ve göz kapağı anatomisi değerlendirilerek yapılmalıdır.

Kremler, masajlar ve egzersizler mevcut deri fazlalığını cerrahi olarak düzeltemez. Bununla birlikte güneşten korunmak ve göz çevresi cildine uygun bakım uygulamak genel cilt sağlığını destekleyebilir. Göz alerjilerinin kontrol edilmesi ve gözlerin sık ovuşturulmaması da önemlidir. Enerji temelli işlemlerde yanık, renk değişikliği veya göz çevresinde tahriş gibi riskler değerlendirilmelidir. Bu uygulamalar her hasta için uygun değildir. Belirgin dermatoşalazis durumunda tedavi gereksinimi göz muayenesiyle belirlenmelidir.

Göz Kapağı Cerrahisinin Olası Riskleri

Blefaroplasti sonrasında geçici şişlik ve morluk dışında bazı cerrahi sorunlar da görülebilir. Enfeksiyon, kanama, göz kuruluğu veya göz kapakları arasında asimetri bunlar arasında yer alır. Bazı hastalarda göz kapağının tam kapanmaması veya alt kapağın konumunda değişiklik gelişebilir. İyileşme dokusunun belirgin olması ya da ek cerrahi gereksinimi de değerlendirilmesi gereken durumlardandır. Görmeyi etkileyen ciddi sorunlar seyrek görülse de acil değerlendirme gerektirir. Hiçbir cerrahi işlemde sonuçların bütün hastalarda aynı olacağı garanti edilemez.

Dermatoşalazis tedavisi planlanırken göz kapağı sarkmasının derecesi, görme alanı ve göz yüzeyinin durumu birlikte değerlendirilir. Pitozis veya kaş düşüklüğü gibi eşlik eden sorunlar varsa cerrahi yaklaşım değişebilir. Uygun hastalarda blefaroplasti, deri fazlalığının ve göz kapağındaki yapısal değişikliklerin değerlendirilmesine yardımcı olur. Ameliyat gereksinimi, kişisel şikayetler ve muayene bulgularına göre belirlenmelidir. Cerrahi sonrasında düzenli kontroller yapılması ve önerilen bakım planına uyulması önemlidir. Muayene randevusu oluşturmak için internet sitemdeki iletişim bilgilerinden bana ulaşabilirsiniz.

İLK ADIMI BİRLİKTE PLANLAYALIM

Sorularınız varsa,
konuşmaya başlayalım.

Muayene ve randevu planlaması için size uygun kanaldan bize ulaşın.

VİDEOLARLA GÖZ SAĞLIĞI

Hekiminizden dinleyin.

Göz sağlığı, muayene süreçleri ve sık sorulan konular hakkında videolar.

Tüm videolar
Lazer göz

Göz lazer yöntemleri nasıl değerlendirilir?

Doç. Dr. Berkay Akmaz
Göz yüzeyi

Göz kuruluğu hakkında doğru bilinen yanlışlar

Doç. Dr. Berkay Akmaz
Görme kusurları

Miyopi ve uzağı görememe nasıl değerlendirilir?

Doç. Dr. Berkay Akmaz
Göz sağlığı

Göz tembelliği neden değerlendirilmelidir?

Doç. Dr. Berkay Akmaz
Retina

Gözde uçuşan cisimler ne zaman incelenir?

Doç. Dr. Berkay Akmaz
Lens seçenekleri

Göz içi mercek uygunluğu nasıl belirlenir?

Doç. Dr. Berkay Akmaz
Göz kapağı

Göz kapağı çevresindeki şikayetler nasıl ele alınır?

Doç. Dr. Berkay Akmaz
Çocuk Göz Sağlığı

Çocuklarda Miyopi Artışı ve Çözüm Yöntemleri

Doç. Dr. Berkay Akmaz
Lazer göz

Lazer Ameliyatından Sonra Gözlük Veya Kontak Lens Kullanmam Gerekir Mi?

Doç. Dr. Berkay Akmaz

Anlaşmalı Kurumlar

Kliniğimizin aşağıdaki kurum veya özel sigortalarla anlaşması bulunmaktadır.