Göz kapağı düşüklüğü ameliyatı pitozis sorununun çözümüne odaklanır ve genellikle görme tıkanıklığını azaltmayı amaçlar. Bu cerrahi işlemde levator kasının ayarlanmasıyla göz kapağı doğal konumuna getirilir. Bununla birlikte levator rezeksiyonu veya Müller kas-konjonktival rezeksiyonu gibi teknikler kullanılır ve hangi yöntemin tercih edileceği pitozisin derecesine bağlıdır.
Ancak bazı durumlarda ameliyat sonrası asimetri ya da aşırı düzeltme gibi komplikasyonlar ortaya çıkabilir. Bu nedenle ameliyat öncesi kuru göz riski değerlendirilir ve levator kasının fonksiyonunun ayrıntılı olarak incelenmesi büyük önem taşır.
Göz Kapağı Düşüklüğü (Pitozis) Ameliyatı süreci, sonrası dikkat edilmesi gerekenler ve 2026 Göz Kapağı Düşüklüğü (Pitozis) Ameliyatı fiyatları hakkında bilgi almak için iletişime geçebilir ya da İzmir, Konak'taki kliniğimizi ziyaret edebilirsiniz.
| Tanım | Göz kapağının normalden düşük pozisyonda olması durumunda, görüş alanını genişletmek ve estetik görünümü düzeltmek için yapılan cerrahi bir işlemdir. |
| Kullanım Alanları | Doğuştan veya yaşa bağlı pitozis, kas veya sinir hasarına bağlı göz kapağı düşüklüğü, travma veya nörolojik hastalık kaynaklı göz kapağı sarkması durumları. |
| Çalışma Mekanizması | Göz kapağını kaldıran kaslar (levator kası) veya tendonlarda düzenleme yapılarak göz kapağına destek sağlanır. Kas kısaltılabilir veya kas onarımı yapılabilir. |
| Avantajları | 1. Görme alanını genişletir ve görüş kalitesini artırır 2. Yüzde daha genç bir görünüm sağlar 3. Göz yorgunluğunu azaltma potansiyeli taşır |
| Dezavantajları | 1. Nadiren asimetri veya tekrar düşüklük oluşabilir 2. Şişlik ve morluk gibi geçici yan etkiler olabilir 3. Enfeksiyon veya kanama gibi düşük komplikasyon riski |
| Ameliyat Süreci | Lokal veya genel anestezi ile yapılır, işlem yaklaşık 1 saat sürer. Göz kapağındaki kas ve tendon yapıları düzeltilir ve ameliyat sonrasında dikişler kapatılır. |
| İyileşme Süreci | İlk birkaç gün şişlik, morluk ve hafif ağrı normaldir; tam iyileşme genellikle 1-2 hafta sürer. Ameliyat sonrası göz damlası veya merhem kullanımı önerilebilir. |
| Yan Etkiler | Şişlik, morluk, geçici bulanık görme, asimetri; nadiren enfeksiyon, göz kuruluğu veya göz kapağı kapanma sorunları gibi komplikasyonlar olabilir. |
| Alternatifler | 1. İlaç tedavisi veya özel gözlükler (hafif pitozis durumunda) 2. Botulinum toksin enjeksiyonları (geçici çözüm olarak) 3. Göz kapağı egzersizleri |
| Uygunluk Kriterleri | Görme alanını etkileyen veya estetik kaygı oluşturan pitozis durumu olan, genel sağlık durumu ameliyat için uygun olan hastalar için idealdir. |
| Bakım ve Takip | Ameliyat sonrası göz hijyenine dikkat edilmesi, belirli aktivitelerden kaçınılması (örneğin yüzme), göz damlası ve soğuk kompres uygulamaları önerilir. |

İzmir'de Göz Kapağı Düşüklüğü (Pitozis) Ameliyatı yapan doktorlardan Doç. Dr. Berkay Akmaz, 1985 yılında İzmir’de doğdu. 2014-2019 yılları arasında Göz Hastalıkları uzmanı olarak Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma hastanesinde uzman hekim olarak görev yaptı. 2019 yılında Almanya’da gerçekleştirilen “Vitreoretinal Cerrahi Teknikleri Eğitimi Mini-Fellowship Programına” katıldı. 2019-2021 yılları arasında Manisa Şehir Hastanesi’nde görevine devam etti.
2021 yılında Başasistanlık sınavında başarılı olarak İzmir Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Kliniğine Başasistan olarak atandı. 2021 yılında Yükseköğretim Kurulu tarafından Göz Hastalıkları ve Cerrahisi uzmanlık alanında Doçent doktor ünvanını aldı.
Sertifikalar
Göz Kapağı Düşüklüğü (Pitozis) Ameliyatı Nedir?
Göz kapağı düşüklüğü (pitozis), üst göz kapağının normalden daha düşük pozisyonda olması durumudur. Görme alanını kısıtlayabilir ve estetik sorunlara yol açabilir. Ameliyat, kapağı kaldıran kasların güçlendirilmesi ya da desteklenmesiyle gerçekleştirilir. Cerrahi yöntem, pitozisin şiddetine ve nedenine göre değişir. Hem fonksiyonel hem de kozmetik iyileşme sağlamak amacıyla uygulanır.
Göz Kapağı Düşüklüğü (Pitozis) Ameliyatı Çeşitleri Nelerdir?
Pitozis, üst göz kapağının normalden daha düşük konumda olmasıyla karakterize edilen bir durumdur. Hem görme alanını daraltabilir hem de estetik sorunlara yol açabilir. Tedavi, pitozisin nedeni, derecesi ve kas fonksiyonuna bağlı olarak cerrahi yöntemlerle yapılır. Başlıca pitozis ameliyatı çeşitleri şunlardır:
- Levator Kas Rezeksiyonu: Göz kapağını kaldıran ana kasın kısaltılmasıyla kapağın yukarı kaldırılması sağlanır; en sık uygulanan yöntemdir.
- Müller Kas Rezeksiyonu (Müllerektomi): Hafif pitozis ve iyi kas fonksiyonu olan hastalarda tercih edilir.
- Frontalis Askı Ameliyatı: Kaldırma kası zayıf olan hastalarda, kaş kası (frontalis) ile göz kapağı arasında bağlantı kurularak kapağın kaldırılması sağlanır.
- Aponevrotik Onarım: Yaşa bağlı pitozislerde, levator kasının aponevrozunun yeniden bağlanması veya sıkılaştırılması yapılır.
- Kombine Blefaroplasti ile Pitozis Cerrahisi: Hem pitozis hem de göz kapağı estetik problemleri aynı anda düzeltilir.
Göz Kapağı Ameliyatı Nasıl Yapılır?
Göz kapağı ameliyatı farklı tekniklerle göz kapağı düşüklüğünü düzeltmeye odaklanır. Ameliyatta kullanılan iki ana yaklaşım dışarıdan ve içeriden yapılan işlemleri içerir.
- Levator Kasının İlerletilmesi (Dışarıdan Yaklaşım): Bu teknikte üst göz kapağının derisinde yapılan küçük bir kesi ile levator kasına ulaşılır. Cerrah kası tarsusa yeniden bağlayarak göz kapağını daha işlevsel bir konuma getirir. Bu işlem göz kapağının doğal kıvrımına gizlenmiş bir kesi içerir ve görünür iz bırakmaz. Levator kası yeterli fonksiyona sahipse bu yöntem tercih edilir ve genellikle sonuçlar estetik olarak tatmin edicidir.
- Müller Kası-Konjonktiva Rezeksiyonu (İçeriden Yaklaşım): Hafif ve orta dereceli pitozis olan hastalarda kullanılan bu yöntemde cerrah deriyi kesmeden göz kapağının içinden işlem yapar. Müller kasının bir kısmının çıkarılmasıyla göz kapağı kaldırılır ve böylece görünür yara izi oluşmaz. Bu yöntem daha az invaziv bir yaklaşımdır ve iyileşme süreci genellikle hızlıdır.
Levator kasının ciddi şekilde işlevsiz olduğu durumlarda frontalis askı gibi farklı teknikler uygulanır. Alında bulunan frontalis kasına göz kapağı silikon veya biyouyumlu bir malzeme ile bağlanır ve bu sayede hasta alın kasını kullanarak göz kapağını kaldırabilir. Bu prosedür özellikle doğuştan pitozis vakalarında tercih edilir.
Randevu al
Bilgi ve hızlı randevu almak için aşağıdaki formu doldurabilirsiniz.
* En iyi şekilde geri dönüş yapabilmemiz için tüm alanları doldurmanızı öneririz.
Göz Kapağı Ameliyatı Ne Zaman Yapılır?
Göz kapağı ameliyatı çeşitli durumlarda gerekli olabilir ve hastanın yaşam kalitesini iyileştirmeye yönelik önemli bir tedavi seçeneği sunar. Bu ameliyatın gerekliliği genellikle pitozisin hastanın günlük yaşamını ne kadar etkilediğine bağlıdır. Pitozisin ciddi bir seviyede olduğu durumlarda ameliyat hem fonksiyonel hem de kozmetik nedenlerle endikedir. Özellikle aşağıdaki koşullarda göz kapağı ameliyatı önerilir:
- Görme Alanında Daralma: Orta ila şiddetli pitozisi olan hastalarda üst görme alanı kapandığı için okuma ve araba kullanma gibi aktiviteler zorlaşır. Bu durumda göz kapağı ameliyatı görme alanını açmak için tercih edilir.
- Kronik Göz Yorgunluğu: Pitozis hastanın göz kapağını kaldırmak için sürekli alın kaslarını kullanmasına neden olabilir. Bu durum baş ağrıları ve kaşlarda gerginlik yaratarak yorgunluğa ve rahatsızlığa sebep olabilir.
- Göz Tahrişi ve Kuruluk: Pitozis göz kapağının tam kapanmamasına yol açarak göz kuruluğu ve tahriş riskini artırır. Gözyaşı dağılımı etkilenebilir ve bu durum enfeksiyon riskini artırabilir.
Ameliyat aynı zamanda kozmetik kaygılardan dolayı da önerilebilir. Göz kapaklarındaki düşüklük yorgun veya yaşlı bir görünüm yaratabilir ve hastaların özgüvenini etkileyebilir. Ayrıca yaşa bağlı pitozis ve doğuştan pitozis gibi durumlardan kaynaklanan düşüklükte ameliyat hem estetik hem de fonksiyonel iyileşme sağlar. Travma veya daha önceki göz ameliyatları sonrası ortaya çıkan pitozis vakalarında da cerrahi müdahale gereklidir.
Göz Kapağı Ameliyatı Kimler İçin Uygun Değildir?
Göz kapağı ameliyatı bazı sağlık durumları nedeniyle herkes için uygun olmayabilir ve özellikle bazı kontrendikasyonlar göz önünde bulundurulmalıdır. Ameliyatın riskleri artırabileceği veya kötü sonuçlara yol açabileceği tıbbi ve anatomik faktörler şunlardır:
- Oküler Yüzey Bozuklukları: Şiddetli kuru göz ya da keratokonjonktivit sikka gibi rahatsızlıkları olan bireylerde ameliyat sonrası gözyaşı dağılımı bozulabilir ve kornea hasarı riski artabilir.
- Kontrolsüz Glokom: Göz içi basıncı yüksek olan veya glokomu iyi yönetilemeyen hastalar ameliyat sonrası artan basınç nedeniyle daha ciddi komplikasyonlarla karşılaşabilir.
- Şiddetli Kornea Patolojileri: Keratokonus gibi kornea incelmesi bozuklukları ameliyat sonrası kornea biyomekaniğinde istenmeyen değişikliklere yol açarak görme kaybına sebep olabilir.
- Oküler Hipertansiyon: Glokom gibi göz içi basıncı yüksek olan bireyler dikkatle değerlendirilmelidir; çünkü ameliyat basıncı yükselterek optik sinire zarar verebilir.
- Kararsız Tıbbi Durumlar: Kötü kontrol edilen diyabet hipertansiyon veya kalp hastalığı gibi sağlık sorunları hem anestezi riskini hem de iyileşme sürecini olumsuz etkileyebilir.
- Sistemik Bağ Dokusu Bozuklukları: Ehlers-Danlos sendromu gibi bağ dokusu bozuklukları zayıf yara iyileşmesi ve artan yara izi riski nedeniyle ameliyat sonuçlarını tehdit edebilir.
- Psikolojik Durumlar: Vücut dismorfik bozukluğu ya da gerçekçi olmayan beklentileri olan kişiler ameliyat sonuçlarından tatmin olmayabilir ve bu nedenle uygun adaylar arasında yer almazlar.
- Enfeksiyon veya İltihaplanma: Ameliyat öncesi göz kapağında aktif bir enfeksiyon veya belirgin bir iltihaplanma durumu varsa bu enfeksiyon giderilene kadar operasyon ertelenmelidir.
Göz Kapağı Ameliyatı Nasıl Uygulanır?
Göz kapağı ameliyatı üst göz kapağının düşüklüğünü düzeltmek için çeşitli cerrahi tekniklerin uygulandığı bir işlemdir. Bu teknikler pitozisin ciddiyetine ve göz kapağını kaldıran levator kasının işlevine göre belirlenir. İşlem öncesinde kapsamlı bir değerlendirme yapılması şarttır. Göz kapağı ameliyatında kullanılan ana teknikler şunlardır:
- Levator Rezeksiyonu/İlerlemesi: Bu yöntem levator fonksiyonu orta veya iyi olan hastalarda uygulanır. Göz kapağını kaldıran levator aponevrozunun kısaltılması ya da sıkılaştırılması ile yapılır. Hem konjenital hem de yaşa bağlı pitozis vakalarında etkili bir çözüm sunar.
- Frontalis Sling (Askı): Levator fonksiyonu zayıf olan durumlarda kullanılır. Bu teknikte göz kapağı frontalis kasına askı yardımıyla bağlanır. Sentetik malzeme ya da hastanın kendi dokusu ile yapılan askı sayesinde kaşların kaldırılmasıyla göz kapağı da hareket ettirilir.
- Müller Kası-Konjonktival Rezeksiyon: Hafif pitozis vakalarında tercih edilir. Müller kasının bir kısmının çıkarılması ve konjonktival rezeksiyon ile göz kapağının kaldırılması sağlanır. Bu yöntem levator fonksiyonu iyi olan hastalarda kullanılır.
- Fasanella-Servat Prosedürü: Hafif ve orta derecede pitozis için uygun olan bu teknik Müller kası ile tarsal plağın küçük bir kısmının çıkarılmasını içerir. Levator kası çalıştığında ancak göz kapağı hafifçe düşük olduğunda etkili bir çözümdür.
Ameliyat sonrası dönemde hastalar genellikle şişlik ve morarma gibi yan etkiler yaşar. İşlemden sonra göz kapağının yüksekliği dikkatle takip edilir ve gerekiyorsa ayarlamalar yapılır. İyileşme süreci birkaç hafta sürer ancak bazı komplikasyonlar ortaya çıkabilir. Bu durumda ek prosedürler gerekebilir. Ayrıca aşırı düzeltme yetersiz düzeltme asimetri ve kuru göz alevlenmesi gibi durumlar da göz önünde bulundurulmalıdır.
Göz Kapağı Ameliyatının Yan Etkileri Nelerdir?
Pitozis ameliyatı sırasında veya sonrasında çeşitli yan etkiler ve komplikasyonlar meydana gelebilir. İşte bu yan etkilerden bazıları:
- Eksik Düzeltme ve Aşırı Düzeltme: Göz kapağının tam olarak istenilen seviyede olmaması durumu sıkça görülür. Eksik düzeltme göz kapağının düşük kalmasına neden olurken aşırı düzeltme göz kapağının fazla kalkmasına yol açabilir. Her iki durumda da ek bir cerrahi müdahale gerekebilir.
- Asimetri: Ameliyat sonrasında göz kapakları arasında asimetri oluşabilir. Düzgün iyileşmeme veya cerrahi hatalar bu duruma sebep olabilir ve genellikle ilave düzeltme işlemlerine ihtiyaç duyulur.
- Lagoftalmos (Göz Kapağının Tam Kapanmaması): Göz kapağının tam kapanmaması özellikle aşırı düzeltme veya yara izi oluşumu sonucunda meydana gelebilir. Bu durum göz kuruluğuna tahrişe ve kornea problemlerine yol açabilir.
- Kornea Komplikasyonları: Lagoftalmos veya ektropiyon gibi durumlar korneayı dış etkilerden korumasız bırakabilir. Bu maruziyet kuruluk enfeksiyon veya görme kaybına neden olabilecek riskleri beraberinde getirir.
- Hematom: Ameliyat sonrasında deri altında kan birikimi (hematom) oluşabilir. Bu durum şişlik ağrı ve enfeksiyon riskini artırarak iyileşme sürecini uzatabilir.
- Yara İzi: Ameliyat kesilerinin gözle görülmeyen alanlarda yapılmasına rağmen yara izi kalabilir. Özellikle enfeksiyon veya hematom gelişimi bu izi belirgin hale getirebilir.
- Enfeksiyon: Cerrahi bölgedeki enfeksiyonlar nadiren görülse de şişme ve ağrıya neden olabilir. Hızlı müdahale ve antibiyotik tedavisi gerekebilir.
- Kuru Göz ve Tahriş: Pitozis ameliyatı sonrasında geçici veya kalıcı kuru göz sorunları oluşabilir. Bu durum göz kırpma mekanizmasındaki değişikliklerden kaynaklanır.
- Pitozisin Tekrarlaması: Zamanla kas zayıflığı veya yetersiz ilk cerrahi müdahale pitozisin yeniden ortaya çıkmasına yol açabilir.
Göz Kapağı Ameliyatı Ne Kadar Başarılıdır?
Göz kapağı ameliyatının başarı oranları uygulanan tekniğe ve hastanın özelliklerine göre farklılık gösterir. Pitozis ameliyatı genellikle göz kapağı işlevini geri kazandırmada başarılıdır ve başarı oranları %85 ila %94 arasında değişir. Ameliyat sonrası göz kapağının istenen yükseklik seviyesine ulaşması da genellikle tatmin edici sonuçlar sunar. Ancak bazı hastalarda simetri oranı daha düşük kalabilir.
- Genel Başarı Oranları: Pitozis ameliyatları çoğunlukla göz kapağı seviyesini ve konturunu düzeltmede etkili sonuçlar verir.
- MMCR Tekniği: Hafif ve orta dereceli vakalarda kullanılan bu yöntem %90’dan fazla başarı oranına sahiptir. İyileşme süresi kısa asimetri riski de düşüktür.
- Nüks Oranları: Zamanla pitozisin tekrarlama oranı %12 ila %39 arasında değişir ve şiddetli vakalarda daha sık görülür.
Göz Kapağı Ameliyatına Nasıl Hazırlanılır?
Göz kapağı ameliyatına hazırlık süreci dikkatle planlanmış bir dizi adımdan oluşur. Öncelikle ameliyat öncesi değerlendirme yapılır ve bu değerlendirme hastanın tıbbi geçmişi ile göz kapağı fonksiyonunun detaylı incelenmesini kapsar.
Göz kapağının düşüklüğünü değerlendiren özel testlerle ameliyatta kullanılacak uygun teknik belirlenir. Ayrıca hastanın mevcut ilaçlarının incelenmesi önem taşır ve özellikle kan sulandırıcı ilaçlar ameliyattan önce ayarlanır veya geçici olarak bırakılır.
Ameliyat hazırlığında dikkate alınması gereken sağlık hususları da bulunur. Hastalar düzenli kullandıkları ilaçlar ve varsa bitkisel takviyeler ile alerjiler hakkında cerrahı bilgilendirmelidir. Genel anestezi uygulanacaksa ameliyat öncesi aç kalmaları gerekebilir. Lokal anestezi altında yapılacak ameliyatlarda ise genellikle hafif bir yemek uygun görülür.
Daha sağlıklı bir iyileşme süreci için yaşam tarzında da bazı değişiklikler gerekebilir. Sigara ve alkol tüketiminin ameliyattan önce bırakılması iyileşme sürecini olumlu etkiler. Ayrıca hastalar ameliyat günü rahat giysiler giymeli ve ameliyattan sonra kendilerini eve bırakacak birini ayarlamalıdır.
Ameliyat günü ise anestezik göz damlaları uygulanır ve cerrah göz kapağı kıvrımında küçük bir kesi yaparak pitozisi düzeltir. Kullanılacak cerrahi teknik hastanın ihtiyaçlarına göre belirlenir ve böylece operasyon sırasında yara izi minimum seviyede tutulur. Ameliyat sonrası bakım talimatları dikkatle takip edilmelidir:
Göz Kapağı Ameliyatı Sonrası Bakım Nasıl Olmalı?
Göz kapağı ameliyatı sonrası bakım iyileşme sürecini hızlandırmak ve olası komplikasyonları en aza indirmek için önem taşır. İlk 48 saat boyunca şişliği azaltmak amacıyla soğuk kompres uygulanması önerilir. İlk gün her saat 30 dakika süreyle ikinci gün ise günde en az altı kez 15 dakika süreyle uygulanmalıdır. Bu dönemde gözlerin kuruluğunu önlemek için suni gözyaşı damlaları ve geceleri göz merhemleri kullanılması tavsiye edilir.
Hafif ağrı ve rahatsızlık hissi ameliyat sonrası yaygındır ve Tylenol veya ibuprofen gibi ağrı kesicilerle kontrol edilebilir. Ancak aspirin gibi kan sulandırıcı ilaçlardan kanama riskini artırabileceği için kaçınılması önemlidir. Başın yüksekte tutulması da şişliğin azalmasına yardımcı olur ve bu destek yastıkları ile sağlanabilir.
Ayrıca yorucu fiziksel aktivitelerden en az 2-3 hafta uzak durulması gerekir. Ancak hafif yürüyüş gibi aktiviteler 48 saat sonra yapılabilir. Lens ve makyaj kullanımına iyileşme süreci için yaklaşık iki hafta ara verilmelidir. Ameliyat sonrası bölgede enfeksiyon riskini önlemek için kesi alanının temiz ve kuru tutulması büyük önem taşır.
Göz Kapağı Ameliyatına Karşı Direnç Nasıl Gelişir?
Göz kapağı ameliyatına karşı direnç gelişmesi veya ameliyat sonrası pitozisin tekrarlaması çeşitli nedenlerle ortaya çıkabilir. Bu faktörler arasında cerrahi teknik yetersizlikleri yaşlanma etkileri ve kas fonksiyonundaki sorunlar yer alır. Bu durumların gelişmesine katkıda bulunan ana nedenler şunlardır:
- Levator Aponevroz Dehissansı: Göz kapağını kaldırmada kritik rol oynayan levator aponevrozunun ayrılması direnç oluşumunda yaygın bir etkendir. Bu ayrılma yaşlanma veya önceki cerrahi müdahaleler nedeniyle meydana gelebilir. Cerrahi müdahaleler sırasında kullanılan bazı aletler levator kompleksine gereksiz basınç uygulayarak bu sorunu daha da kötüleştirebilir.
- Cerrahi Teknik ve Uygulama Hataları: Yanlış cerrahi teknik seçimi ya da yanlış uygulamalar ameliyat sonrası istenmeyen sonuçlara yol açabilir. Örneğin Müller kası-konjonktiva rezeksiyonu yerine levator rezeksiyonu gerekliyken doğru işlem yapılmazsa pitozisin tam olarak düzelmesi sağlanamaz.
- Anestezi ve Miyotoksisite: Bazı anestezi teknikleri levator kası üzerinde olumsuz etkilere neden olabilir. Miyotoksik etkiler ameliyat sonrası ödem ve kas zayıflamasıyla sonuçlanarak pitozis düzeltmesine direnç yaratabilir.
- Yaşlanma ve Önceden Var Olan Kas Hastalıkları: Yaşlanma süreciyle birlikte kas fonksiyonundaki azalma pitozisin yeniden ortaya çıkmasına neden olabilir. Ayrıca nöromüsküler hastalıklar ameliyat sonrası kas işlevini zayıflatarak pitozisin tekrarlanmasına katkıda bulunabilir.
- Estetik Komplikasyonlar: Göz kapağı konturunun bozulması veya asimetrik kırışıklıklar estetik açıdan tatminsizlik yaratabilir ve cerrahi başarısızlık hissine yol açabilir. Bu durum sütürlerin yanlış yerleştirilmesiyle veya yapısal hatalarla ilişkilidir.
Türkiye’nin En İyi Yapılan Ülkelerden Biri Olma Nedenleri
- Deneyimli göz doktorları: Refraktif cerrahi alanında uzman, binlerce vaka deneyimi olan hekimler bulunur.
- Son teknoloji cihazlar: SMILE, iLASIK, PRK gibi gelişmiş lazer sistemleri yaygın olarak kullanılır.
- Uygun maliyet: Avrupa ve ABD’ye göre %60-70 daha uygun fiyatlarla işlem yapılır.
- Kısa bekleme süresi: Muayene ve ameliyat süreçleri hızlı ve planlı ilerler.
- Uluslararası hasta kabulü: Sağlık turizmi kapsamında yabancı hastalara özel hizmetler sunulur.
- Yüksek başarı oranı: Gözlük ve lens ihtiyacını ortadan kaldıran kalıcı çözümler sunulur.
- Tatil + tedavi imkânı: İstanbul, Ankara, İzmir gibi şehirlerde hem lazer ameliyatı hem şehir turizmi bir arada yapılabilir.
- Güvenilir hasta yorumları: Sosyal medya ve forumlarda paylaşılan olumlu hasta deneyimleri tercihleri artırır.
İzmir’de Yapan Doktorlar ve Hastaneler
İzmir'de göz doktorları tarafından uygun alt yapıya sahip devlet veya özel hastanelerde yapılır.
Ortalama Fiyatları Ne Kadar ?
Ortalama fiyatları için lütfen bizimle iletişime geçin.
Yaptıranların Yorumları
Doç. Dr. Berkay Akmaz'ın hasta yorumları için Google Maps veya Doktortakvimi'ne göz atabilirsiniz.


























